•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Alan Wake
Alan Wake
"Ben Alan Wake, bir yazarim."

Kamera Bright Falls'un daglari arasinda ilerlerken fark ediyorsunuz bu oyunun bir oyundan fazlasi olmaya çalistigini. Muhtesem doga manzaralari, her ayrintisi ince ince islenmis mekan tasarimlari ve yüzlerinin arkasinda anlattiklarindan çok daha fazlasi oldugunu bir çirpida anladiginiz karakterler.

Alan Wake ilk açiklandiginda, Silent Hill'i taklit edip piyasadaki bosluktan yararlanacak gibi gözüküyordu. Oyunun teknoloji demolari bos degildi ama müzikleri, kurgusu ve karakterleri ile Silent Hill efsanesi ile yarismasi zordu. Ama Alan Wake bir Silent Hill degil ve bunun için çabalamiyor bile. Kendi çizgisini yaratmis ve çekinmeden dile getirdigi esin kaynaklari biraz daha bati etkisinde. Stephen King okurlari ve Alacakaranlik Kusagi izleyenler oyundaki göndermelerden çok hoslanacaklardir.

Oyun aksiyon arayanlar için yeterli gelmeyebilir ve tekrarlayan dövüs sistemi bazi kisileri zaman zaman sikabilir. Yine de oyunun seyrinin sizi sürekli farkli yerlere ve atmosferlere sokmasi ile dövüs sistemi biraz olsun arka planda kaliyor. Bir yerden sonra dövüsmeyi sadece ilerlemek ve hikayenin devamini görmek için yapmaya basliyorsunuz ve inanin kurgu bunu tasiyacak kadar çekici.

Alan Wake'in hikayesi aslinda batili ucuz bir korku romani havasinda. Isin ilginç yani bu sizi sikacagina, ufak ve zekice detaylarla kendine bagliyor. Tabii ki bundaki en büyük etken karakterler ve minik hikayeler. Oyunun tamami alti ayri bölümden olusuyor ve bu alti bölüm içinde de farkli birçok  hikayeye taniklik ediyorsunuz. Her bölümün bir temasi, tutarli baslangiç ve sonlari var. En güzeli ise bu bölümlerin büyük resmi tamamlarken hiçbir eksiklik hissi vermemesi.  Yan karakterlerin çogu ile oyunun baska bir yerinde tekrar karsilasiyorsunuz ve hepsiyle ilgili küçük, akilda kalici anilariniz oluyor. Oyunu tekrar oynadiginizda bu karakterlerin söyledikleri ve hareketleri daha anlamli geliyor, söylenen hiçbirseyin öylesine söylenmedigini anliyorsunuz.

Müzikler ve görsellik Alan Wake'in ikinci güçlü yani diyebiliriz. Bölüm sonlarindaki parçalar oldukça özenli seçilmisler. Oyun için birkaç parça yapan Finlandiya'li grup da tema parçalari ile çok iyi bir is çikartmis. Sözler, müzikler, umut ve umutsuzlugun ayni anda anlatilmasi çok basarili. Mekan tasarimlari, isik kullanimi ve oyunun teknolojisi ortalama üstü. Özellikle bölüm tasarimcilarinin isik ve gölge ile yarattiklari bambaska atmosferler görülmeye deger. Oyunu oynarken en çok istedigim sey bu mekanlari oyunun herhangi bir zamaninda yeniden ziyaret edip manzaranin tadini çikarmakti ama oyunun çizgiselligi içinde bunu yapmak malesef mümkün degil.

Alan Wake'i korku edebiyatindan hoslanan ya da üzerine çok düsünülmüs iyi bir hikaye dinlemek isteyen herkesin almasini, denemesini tavsiye ediyorum. Ben hikayeden anlamam, ara sahneleri geçip aksiyona dalmak isterim diyen biriyseniz de mutlaka uzak durun çünkü, oyunun en güçlü yanini elinizin tersi ile itmis olacaksiniz, geriye de pek birsey kalmayacak.

İlgili Görseller