•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Sehir Efsaneleri
Bir gece, bir kadin kiz arkadaslariyla içmek için disari çikti. Bari oldukça geç bir saatte terk etti, aracina bindi ve issiz bir otoyolda ilerlemeye basladi. Dikiz aynasindan, hizlica, gittikçe yaklasmakta olan bir çift far gördü. Araç yaklastiginda, kadin sinyalin açik oldugunu gördü ve arkasindaki aracin dönecegini sandi fakat araç ani bir manevrayla kadina dogru gelmeye basladi, çarpacak kadar yaklasti ve selektörlerini yakti.

Kadin iyice gerilmisti. Farlar kisa bir süreligine söndü. Sonra tekrar yandilar ve araç daha da yaklasti. Korkmus kadin, gözlerini yoldan ayirmamaya çalisiyordu ve arkaya bakma dürtüsüyle savasiyordu adeta. Sonunda çikis yolu görünmüstü fakat araç hal ...
Genç bir çocuk, sevgilisiyle bas basa kalabilmek için, âsiklarin sürekli gittigi issiz bir patikaya dogru sürdü aracini. Radyodan uygun bir sarki açtiktan sonra, kizi öpmek için egildi.

Kisa bir süre sonra, müzik aniden kesildi ve radyodaki spikerin telasli ve gergin sesi duyuldu. Âsiklarin aracina çok da uzak olmayan bir yerdeki bir akil hastanesinden, suçlu bir akil hastasi kaçmisti ve sag elinde kanca ile gizlenmis bir adam gören herkesin, yerini derhal polise bildirmesi gerekiyordu.

Kiz korkmaya baslamisti ve sevgilisinden kendisini eve götürmesini rica etti. Küstah çocuk ise bunun yerine, tüm kapilari kilitledi, böylece güvende olacaklarini söyledi ve tekrar k ...
Bilindigi gibi Yedi Kule Zindanlari 390 yilinda imparator I. Theodosius tarafindan insa edilmistir. Kayitlarda bu yapinin devlet evraklarinin saklandigi, yerli ve yabanci esirlerin hapsedildigi bir yapi oldugu yazmaktadir. Ama kayitlarda yazmayan bir efsane halk arasinda dolasir. Bu hikaye özellikle Osmanli Imparatorlugu’nun son yillari ile Türkiye cumhuriyetinin ilk 50 yili süresince halk arasinda yaygindi, fakat günümüzde unutulmaya yüz tutmustur, Hikayeyi bilenler çogunlukla yaslilar olup sayilari çok azdir.

Efsaneye göre; zindanlara hapsedilen önemli esirler arasinda bir pagan da bulunmaktaydi. Fakat ne zindan görevlileri ne de diger komutan vb. kisiler bu adamin bir pagan oldugu ...
Bu hikaye Istanbul'un Besiktas semtinde bulunan Dikilitas'in hikayesidir. Bu dikilitasin Istanbul'a kimin tarafindan ve ne zaman getirildigi bilinmiyor. Bu konuda farkli yorum ve inanislar var. Bir kisim tarih bilimci onu Yavuz Sultan Selim'in Misir seferi ile birlikte, yapiti hem çok begenerek hem de zafer sembolü olarak baskente tasittigi, bu yolla Istanbul'a geldigini söylüyor. Bir kisim tarih bilimci ise; Romalilar'in o zamanlar sehirlerini süslemek için Misir anitlarini kullanmalarindan yola çikarak, Bizans Imparatorlugu döneminde I. Constantin'in istegi üzerine Constantinapolis'e getirildigini söylüyor.

I. Constantin bu yapiti çok begenmis ve onun tasinmasi için çalismal ...
Genç bir kiz ailesinin evde olmadigi bir aksam arkadaslarini davet etmis. Kiz kiza yemisler, içmisler, derken içlerinden biri "cin çagiralim” demis. Ev sahibi kiz da hiç inanmazmis böyle seylere ama arkadaslarina ayip olmasin diye kabul etmis. Harfler kesilmis, fincan ortaya konmus ve elele bir masanin etrafinda daire olunup cin çagirma olayina girilmis. Cin gelmis gelmesine ama bizim kiz hala fincani arkadaslarinin ittigini düsünüyomus. Bi ara fincan hizli hizli harflere giderek söyle demis: "Içinizde bana inanmayan biri var. Yarin saat 4’te o kisiyle tavla oynamaya gelecegim!” Kizlar feci tirsmislar ama ev sahibi kiz hala dalgasindaymis isin. Saat çok geç olmadigi halde seans hemen bitiri ...