•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Karanliktaki Parilti
Hikayeler
Karanliktaki Parilti
Bir ses duydu, bir çitirti. Kafasini mümkün oldugunca sesin geldigi yöne çevirdi. "Kim o" Kim var orada? dediyse de, yanit alamadi. Bir kez daha denedi sansini ama sorusu, sessizlik tarafindan cevaplandi. Içindeki merak, yerini korkuya birakiyordu. Solugunun sesi, evinin duvarlarinda son buluyordu.

Algiladigi sadece karanlikti. Karanligin ufkunda ise; parilti vardi. Bu pariltinin da "digerleri gibi" oldugunu seziyordu: O'nu rahat birakmayan varliklar, suratlarina oturmus igrenç bir gülümsemeyle yaklasiyorlardi. Sonra da defalarca etrafinda dönüyorlardi. O'na degecek kadar yaklasip, hiçbir sey yapmiyor, ardindan sessizce uzaklasiyorlardi.

O, pariltinin iyice yaklastigini fark etti ve birden fazla parilti oldugunu algiladi. Galiba bu sefer kalabaliklardi. Yavasça, yere teget geçerek yaklasiyor, havada süzüyorlardi. Siritmalari bu mesafeden bile belli oluyordu. Düzenlerine ise; diyecek yoktu. Hiçbiri, digerlerinin önüne geçmiyordu. Geldiler, taburesinin karsisinda dizildiler. Birazdan o "danslarina" baslayacaklardi. Amaçlarini ve islevlerini bir türlü anlayamiyordu. Gözlerinden nefret ve ukalalik siziyordu. Hakliydi. Yine etrafinda dönmeye basladilar tüm kasvetleriyle. Sanki O'na her istediklerini yapabileceklerini ispatlamaya çalisiyorlardi. Bu yaratiklari def etmeyi hiç denememisti. Deneyemezdi de. Eli kolu bagliydi onlara karsi, çünkü güçlerini tahmin edemiyordu. Bu sefer bir sey farkliydi. O'nun bilmedigi birtakim bilgilere sahiptiler adeta. Seziyordu. O, bütün gözlerin üstünde oldugunu hissetti. Her biri, önünden geçerken, gözlerini O'ndan ayirmiyordu. Adeta beynini okumaya çalisiyorlardi. Usulca ve sinir bozucu bir sekilde turluyorlardi. Tahmin ettigi gibi, suratlarina yapismis igrenç bir gülümseme vardi. Sanki hepsinin gülüs nedeni ayniydi çünkü "gülüsleri" ayniydi. O'nun bilmedigi bir seyi bildiklerini ima ediyorlardi. Derken giderek yavasladilar ve sonunda durdular. Dislerini bu gülümsemelerle göz önüne sermeleri, O'nun korkusunu perçinliyordu. Korkusunu belli etmemeye çalisiyordu ama alnindan akan terler bu ugrasini suya düsürüyordu. Nitekim korkmakta hakliydi. Bu duruslarinin bir nedeni vardi. Aralarinda anlasmislar gibi, yavasça kollarini O'na uzatmaya basladilar, ellerini O'nun kafasina koydular.

Ilk önce müthis bir aci hisseti. Bir sey, omurlarinin içinden yukari, ense köküne tirmandi. Bunu siddetli bir karincalanma izledi, öyle ki neredeyse tüm vücudu uyusmustu. Ardindan, ilk hissettigi sey sirtindan akan soguk terlerdi. Vücudu sirilsiklam oldu. Üsüyordu. Kafasinin içi bir kez daha acimaya basladi. Sanki kafasinin içinden bir sey çekiliyordu. Hissettigi aci, içindeki heyecan, korku ve zevki perçinliyordu. Adeta hafifliyor, uçuyordu. Ne kadar zaman geçti tahmin edemiyordu; belki bir saat, belki on dakika, belki de üç saniye. Bütün bunlar olurken, bir yandan da o "ucubeleri" izliyordu. Suratlari defalarca degismis, korkunç yaratiklara ve tekrar eski hallerine dönüsmüslerdi. O, bir bosluga düstügünü hissetti. Kalp atislari anormal boyutlara ulasmisti. Sonunda boslugun dibine varmisti. Kendine geldiginde, yine yaratiklari karsisinda gördü, ellerini çekmislerdi. Gülümsemelerini bozmadan, arkalarini dönüp uzaklasmaya basladilar. O ise; yaratiklarin gidisini durgun bir seklide izliyordu. Serin, sakin, duygusuz. Rüyadaydi sanki. Yaratiklarin siluetleri yine parilti seklini aldi, tipki ilk geldikleri gibi. Ve bu parilti, ufukta kaybolana dek küçüldü, küçüldü. Sonunda yok oldu. O, yine odada tek basina kaldi. Hiçbir sey beklemiyor, hiçbir sey düsünmüyor, hiçbir sey hissetmiyordu.

Artik sadece kör degildi. Aklini da yitirmisti.