•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Left 4 Dead
Left 4 Dead
Uzun bir kovalamacanin ardindan üç katli bir binanin terasinda güvendeyiz, simdilik! Ben ve üç arkadasim koca bir sehir zombiyle nasil mücadele edecegiz bilmiyorum. Kurtulanlari Mercy hastanesine çagiran helikopter bizi görmedi. Hastane ise oldukça uzakta ve onunla aramizda, bizi öldürmek isteyen yüzlerce "sey" var. Ama gene de bu cehennemden kurtulmanin tek yolu oraya ulasmak. Digerlerine bakiyorum ve sunu fark ediyorum, korku ve tedirginlik hepimizi esir almis. Terastan eve inen merdivenlerin kapisini açiyorum. Karanlik, soguk bir bosluk. Gölgelerdeki kipirtilari görebiliyorum. Onlarin korkunç hirlamalarini duyabiliyorum. Oraya girip hayatimiz için savasacagiz ya da burada kalip korkakça avlanmayi bekleyecegiz. Av ya da avci olmak... Simdi elimde bir tabanca ve iki seçenek var. Pompali mi, uzi mi??

Left 4 Dead çok da uzun olmayan bir oyun içi görüntüsüyle açiliyor. Bir çesit egitim filmi de diyebiliriz buna. Oyundaki düsmanlardan silahlara, neredeyse herseyi kisaca bir anlatiyor. Bu sekilde, oyunu ögreten kisa bir mod yapmak yerine, sizi direk aksiyonun ortasina birakmayi basarmislar. Yani oyun size ?iste bunlari yapmaniz gerekiyor, hadi yapin? diyor.

Menüye geldigimizde üç seçenegimiz var. Tek kisilik, internetten takim olarak ve yine internetten karsilikli oynayabilecegimiz üç mod... Bu modlar ayni hikayeleri kullaniyorlar ve toplamda dört ana hikaye var. Bunlar da kendi içlerinde bes bölümden olusuyor. Hikayeler birbirinden bagimsiz olsa da hepsinin amaci ayni. Bir noktadan digerine canli ulasmak.

Tek kisilik modda dört karakterden istedigimizi seçip istedigimiz hikayeyi oynayabiliyoruz. Diger üç karakteri bilgisayar kontrol ediyor. Eger biri ölürse en yakindaki küçük bir odada basliyor ve digerlerinden birinin gelip kapiyi açmasini bekliyor. Bu sekilde her zaman dört kisilik ekip korunmus ve birbirine ihityaç duyma hissi ön plana çikartilmis oluyor. Zaten zombiler o kadar çoklar ve hizlilar ki, zorda oynarken dört kisi bile yetmeyebiliyor. Herkesin birbirini kollamasini zorunlu kilmalari takim oyununun zevkini katlamis. Böylece en fazla zombiyi öldürmekten çok oyunun sonuna herkesin sag salim ulasmasi bizi tatmin ediyor ve bu hiç de kolay degil. Her hikayenin sonundaki ?Kendinizi savunun on dakikaya oradayiz.? cümlesini duymamiz ise hikayedeki en stresli an oluyor.

Takim olarak oynayabileceginiz modda dört kisiyi de basklari kontrol ediyor. Oyundan biri çikarsa onun yerine hemen bilgisayar geçiyor ve takim korunmus oluyor. Kuskusuz Left 4 Dead bu sekilde oynanmak üzere tasarlanmis. Bilgisayarla oynamaktan çok daha heyecanli ve keyifli oldugu kesin. Birbirine yardim etmenizi gerektiren durumlarda bilgisayarin sogukkanliligi yerine gerçek insanlarin heyecanini hissetmek ve kurtarilmak ya da kurtarmak çok güzel anlar yasatiyor.

Karsilikli oynayabilecegimiz modda ise bir takim gene sona ulasmaya çalisan dört kahraman olurken digerleri özel zombilerin yerine geçiyor ve hayatta kalanlari öldürmeye ya da yavaslatmaya çalisiyor.

Bu noktada özel zombilerden bahsetmekte yarar var. Boomer, hunter, smoker, tank ve witch.

Boomer, patlamak üzere olan bir balon gibi görünen ve üzerimize kustugunda bir zombi akimina hedef olmamizi saglayan özel bir zombi. Azicik bir hasarla da gerçekten de bir balon gibi patliyor. Smoker bizi diliyle çekiyor ve öldürüldügünde etrafa duman saçiyor. Hunter oldukça uzun mesafeleri atlayip bir kisiyi yere yapistirabiliyor ve kurtarilana dek onu ciddi biçimde paraliyor.

Tank ise oyunun bize sakasi diyebiliriz. Geldigini, çalan müzigin degisimiyle ve insanlarin tank geliyor diye kaçismasiyla anlayabiliyoruz. Ondan gerçekten korkmalisiniz. Ve korkmaniz gereken bir diger tür ise witch. Oyunun basindaki kisa filmden anlayacaginiz gibi witch siz onu rahatsiz etmediginiz sürece oturup agliyor ve sizi öldürmeye çalismiyor. Bunun yaninda onu rahatsiz etmek gerçekten çok kolay. Isik (el feneriniz), ses (silahlar!) ve rahatsiz edilmesi(silahinizdan çikan serseri bir kursun olabilir) onu çileden çikartmaya yetiyor. Gördügünüz gibi bunu yapacak potansiyele de fazlasiyla sahipsiniz. Witch ayaklandiginda ise onu rahatsiz eden kisiye dogru kosup bir iki vurusta yere serip canina okumaya basliyor. Tabi tüm bunlari yapmadan etrafindan dolasma sansiniz da var.

Hikayelere gelirsek hepsi için çok hos birer film posteri hazirlanmis. Posterlerde ve oyunun geri kalaninda harika espiriler mevcut. Siginaklardaki duvar yazilari film isimlerindeki kelime oyunlari ingilizce bilenleri epey keyiflendirecektir.

Left 4 Dead?in teknik özelliklerine biraz deginirsek. Tüm oyunu yöneten bir ses ve oyun yönetmeni mevcut. Yani oyun ve sesler sizin hamlelerinize göre degisiyor. Takim olarak biraz beliniz dogruldugunda bir tankin çikmasi ya da hirpalandiginizda etrafta saglik paketleri bulmaniz tesadüf degil. Bu oyunun dinamik bir yapisi olmasini ve sürekli ilginç anlar yasamanizi sagliyor.

Simdi oyunun belki de en çok emek harcanmis yerine gelelim. Grafik ve animasyonlar. Grafikler piyasadaki standartlari yükseltmiyor ama oldukça yeterli. Kan, patlama efektleri ve karakter tasarimlari çok gerçekçi. Tüm bunlari bir potada eriten sinematik efektler ise isigi ve görüntüyü film havasina çeviren teknoloji. El feneriyle baktiginiz odalara o puslu, gizemli havayi veren de bu. Ve animasyonlar... Zombilerin vurusumuza göre tepki vermesi, üzerimize kosarlarken vuruldugu noktaya göre dönerek yuvarlanmalari ya da kursun saydirmaya devam ettiginizde yere düsmeden titremeye devam etmeleri gerçekten inanilmaz. Ama ne dersem diyeyim bunu burada dogru düzgün anlatmam mümkün degil. Left 4 Dead?i açip ilk zombinize panik içinde kursunlar yagdirdiginizda ne demek istedigimi anlayacaksiniz.

Simdi oyunun kusurlu ya da eksik yanlarina gelelim. Sonuçta hiçbirsey mükemmel degildir ve insanlar asla memnun kalmazlar degil mi? Ama kalacaksiniz. Gerçekten verdiginiz paranin hakkini alacaksiniz. Bir iki hafta içinde oyunu tükettiginizi düsüneceksiniz. Dört hikayeyi de bir oturusta defalarca bitirmis olacaksiniz ve bu da oyunu oynama isteginizi biraz azaltacak belki. Yeni içerikler, yeni silahlar ve yeni özel zombiler isteyeceksiniz. Dört hikaye de sanki biraz az degil mi diyeceksiniz kendi kendinize, toplasan hepsini birkaç saatte bitirebiliyoruz. Ama yine de imleç masaüstünde dolanip, Left 4 Dead?in o kirmizi ikonu etrafinda daireler çizmeye basladiginda kendinizi bir anda Dead Air?in son bölümünde tank ile savasirken bulabilirsiniz.

Son olarak içerigin biraz sinirli olmasi bizi üzse de daha önce hiçbir oyunun yapmadigi birçok yenilik, orjinallik ve Valve?un her zamanki kalite anlayisi Left 4 Dead?in 2008?in en iyi online oyunu oldugu gerçegini degistirmiyor.

İlgili Görseller