•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Ölüm Sessizligi
Ölüm Sessizligi
Testere’nin yaraticilari olan James Wan ve Leigh Whannell’in senaryosunu yazdigi, yine James Wan’in yönettigi Ölüm Sessizligi, Mary Shaw adindaki bir vantrologun, faili meçhul bir cinayete kurban gitmesinin ardindan, Ravens Fair kasabasinin, birtakim ölümlerle sarsilmaya baslamasini konu ediniyor. Jamie Ashen ismindeki bir adam da ( Ryan Kwanten ) karisinin ölümü üzerine, her ne kadar onun ölümünden sorumlu tutulsa da, hem esinin cenazesini kaldirmaya hem de süphelendigi bir konuyu arastirmaya, bir zamanlar ailesinin yasadigi, babasinin ise hala yasamakta oldugu Ravens Fair kasabasina gitmeye karar verir. Jamie, bu kasabada geçerli olan fakat asla dillendirilmeyen bir inanisi hatirlar, böylece kendini korku ve tehlikenin kucagina birakir.

Ölüm Sessizligi baslarda çok fazla klise ve “bildik” öge barindiriyor. Öyle ki siradan bir korku filmi ile karsi karsiya oldugumuzu sanabiliyoruz. Fakat sonradan orijinalligi ortaya çikarak, izlemesi keyifli bir filme dönüsüyor.

Film, senaryo açisindan gayet iyi. Senaristler, Testere’den alisik oldugumuz “sasirtici son”u ve kurguyu bu filmde de kullanmislar, ki gayet iyi olmus. Sasirtici final temasi son zamanlarda moda haline geldi. Lakin bunun filmlere kesinlikle olumlu bir etkisi oldu. Zira artik benzer filmleri görmekten sikilmistik.

Film, görsel efekt olarak oldukça iyi. Zaten korku unsurunu bu sekilde ortaya koymaya çalismislar. Korkunun ani hareket veya ses ile degil de makyaj veya daha baska temalar yardimiyla verilmeye çalisilmasi, korku sinemalarindaki olumlu degisikligi ve gidisati ortaya koyuyor. Sahsi kanaatim, bunun daha basarili olacagi yönünde, nitekim korkunun “Böö!” diye degil de izleyiciyi gererek sunulmasi taraftariyim.

Hollywood oyuncularinin genel basarisi bilinmesine ragmen, korku filmlerinde kahramanlarin “asiri cesur” olmasi, kabak tadi vermeye basladi. Bas karakterler hep uç rollerden olusuyor, asla siradan bir insani yansitmiyor. Zaten Hollywood’un zayif yönlerinden biri de hep siradisilardan bahsetmesi degil midir? Bu sebeple filmdeki karakterlerin asla tam olarak korkmadigini söyleyebiliriz.

Karakterlerin korkudan uzak olmasi ister istemez, filmin etkileyiciligini de azaltiyor. Bunu, karsinizdaki bir insanin gülmesine bakarak, sizin de gülmenize benzetebiliriz. Oyuncular korkmayinca, haliyle, biz de korkmuyoruz. Bu da filmin zayif yönünü olusturuyor. Yapilmis olan onca efekt, makyaj ve seslendirme, amacina tam olarak ulasamamis.

Özet olarak, efekt, makyaj, senaryo, seslendirme, sasirtici son gibi konulardaki basarisi, filmi mutlaka izlenmesi gerekenler kategorisine sokuyor. Belki umdugunuz kadar korkmayacaksiniz, ama kesinlikle gerilecek ve sasiracaksiniz!