•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Siradan Bir Aksam
Hikayeler
Siradan Bir Aksam
Siradan bir aksamdi. Yagmur damlalari ayin kasvetli ve hüzünlü suratini çize çize yere düsüyordu. Biraz sonra ay, bu damlalardan kurtulmak için gölgeli bulutlarin ardina saklanacakti. Kediler bu seyrek damlalardan sikilmis bir sekilde, yeni bir parça yemek bulma umuduyla çöpleri karistiriyorlardi.

O ise; her zamanki gibi evinde oturuyordu. Isinin verdigi yorgunluk umurunda degildi çünkü; en sevdigi klasik müzik parçasini dinliyordu. Bu parça; onun hayati boyunca hissettigi tüm duygulara hitap ediyordu. Belki binlerce kez dinlemisti ve bir o kadar daha dinleyecekti, o yüzden her bir notayi tek tek biliyor ve takip ediyordu. Yalniz bir fark vardi. Bu sarki, ‘o sarki’ degildi. Evet, bir nota farkliydi. Daha dikkatle dinledi, sarki degismeye basladi, artik fark sadece bir nota degildi, bambaska bir parçaydi bu çalan. Ve bu, ‘o sevdigi’ sarkinin sadece hüzün, karamsarlik ve korku bölümüne hitap eden yeni bir besteydi. Notalarin dizilisi, git gide daha korkunç bir hal aliyordu. Sesin siddeti artiyordu, tabii O’nun damarlarindaki adrenalin de… Heyecani korkuya dönüsüyordu. Evinin duvarlarindan ayak sesleri gelmeye basladi. Hiriltilar duyuyordu. Salondan dehsetle firladi, önünde uzanan, O’na korkunç derecede kin duyan, karanlik koridora ürkerek bakti. Bir anda ileri atilarak hizla ilerledi. Kendini tetikte tutmaya çalisiyordu olasi bir saldiriya karsi. Karanliktan O’na dogru uzanan görünmez ellerden arasindan geçti, bu ellerin kinini, yine kendilerine birakti. Tökezledi ve yere düstü, kendini yerde, mutfaga dogru sürünürken buldu. Duvarlarda artik sadece sesler yoktu, gölgeler de onlara eslik ediyordu. Bu gölgeler garip bir sekilde dans ediyor, görünmeyen ellerin gölgeleri ise; duvardan ona dogru uzaniyordu. O, artik elinde bir biçagin oldugunu fark etti. Dayanamadi gölgelerin ve seslerin senfonisine, bir kesik darbesiyle basarili ve monoton hayatina son verdi.

Yagmur yagiyordu. Ay, sevimsiz ve somurtkan suratini aç kedilere gösteriyordu. Damlalar sinsice kedileri dövüyordu. O’nun ölümünden ne ayin, ne kedilerin ne de yagmurun haberi vardi.